Biz birbirimizi yaralarımızdan tanırız...!!!

27/9/2009 ·

Ne zaman yanılmayı pas geçmeye kalksak, pusular kuruldu bize, içimizdeki ıssız patikalarda.


Ve yenilgilerle dost olmaya zorladı bizi hayat. Ve bunu kabullendik.


Yaralarımız vardı ve içimize sızardı kan. Ne anılardan vazgeçebildik nede yeni baÅŸlangıçlardan.


Ve ne zaman yeniden baÅŸlasak, birilerine anlatır bulacaktık kendimizi bir süre sonra, o eski baÅŸlamışlıklarımızın hikayesini.
ÖzgürlüÄŸü taparcasına severken, yalnızlığın elinde oyuncak olmak tasarılarımızın arasında deÄŸildi elbette.


Sevmelerimiz anlıktı belki, ama anamızın ak sütü kadar helal, akmaya bile üÅŸenen bir küçük ırmağın suyu kadar berraktı.


İyi bilirdi bizi cemaat, omuzlarda taşınmaya daha çok varken. Ve biz kendi zararımızı kendimizden baÅŸkasına vermeyecek kadar olgunduk.


Duvarlarla dosttuk, geceyle, her kötülüÄŸün anası içkiyle, kendimizle, doÄŸayla, kaderimizle dosttuk.


KonuÅŸmadanda anlaÅŸabilmeyi, aÄŸzımızı açmadan çığlık atmayı baÅŸarıyorduk biz.


Acımasız deÄŸil, acınası katillerdik biz seninle, hiç de gerekmediÄŸi halde yalnızlıklarımızı öldürdüÄŸümüz için sık sık.


Sevinçlerimiz bile yaraydı aslında, içimizin derinliklerinde saklamaya kalksakda.


Ve biz yaralarımızdan tanımıştık birbirimizi.


Dokunmaya kalksak kanamaya baÅŸlayacak kadar taze, sarmaya çalışsak, bir ömür kadar uzak olan yaralarımızdan...

ALINTI

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bugün susmak istiyorum

27/9/2009 ·

Bana, ’söyle’ deme. Bugün susmak istiyorum. Sözlerimi gönlümün kınına sakladım; söyle, diye üstüme varma. Åžayet sana uyar da onları çekip çıkarırsam, el sürenin parmakları doÄŸranır.’

Sükût da bir haldir ve veli seyri sülukun bir yerinde buna uÄŸrar. Halvet zaten sessizliÄŸin yurdudur.

Orada beÅŸeri olan susar, İlahi olan konuÅŸmaya baÅŸlar. İnsandaki ilahi merkez olan kalbin konuÅŸması sükûttur.

‘Bana, ’söyle’ deme. Sen söyle, sen haber ver ki ben neyim? Hangi göklerin hangi köÅŸesinden bu dünyaya damladım?’ Bu aynı zamanda, ‘ya hayır söyle veya sus’ uyarısının da tevili gibi görünmektedir.

Büyükler, ‘dert aÄŸlatır, aÅŸk söyletir’ demiÅŸlerdir. Muhabbet olmaksızın söz kemale ermez. Kemale ermeyen söz hayrı taşımaz.


bugün susmak istiyorum..belki yarında..belki diÄŸer günde..belki ondan sonraki günde....belki..........: (

Yorum (yok) Yorum yaz!

Bir ses duydum geçmiş zamandan...

18/10/2008 ·

Bugün kendimi kuru yapraklarla kaplı Çıkmaz bir sokaÄŸa benzetiyorum.
Sadece o sokakta yaÅŸayanlar üzerimden gelip geçiyor.

Bugün kendimi odalarından çoÄŸu boÅŸ Bazen dolan bir otel gibi hissediyorum; İçimden ne hayatlar ne hikayeler ne aÅŸklar Geçip gidiyor.

Kirik hayallerle yontma bir hayat ki yasanan; atilan her adimda demir parmakliklarla karsi karsiya gelinen..
Bir garip dongu ki hep yasanan uzanan el karsiliginda tokat yenilen..

Ben böyle deÄŸildim ne zaman kayboldum
Rüzgarla dans ederdim ne zaman savruldum..

Hayat.... Otobus seferleri gibi.. Binenler iniyor, inenler donmuyor..
Hos donen olsa da ayni kisi olmuyor.
Birileri birilerinin hayatina dokunup kaciyor durmaksizin ve farkinda olmuyor cogu zaman; bir zamanlar oynanan cocuk oyunu gibi tek bir ebe denildiginde oyuncunun kaderinin degistigini..

Bir ses duydum geçmiÅŸ zamandan...
Bir ses duydum küçük bir kızdan..
Bir bilet istiyorum Sadece gidiÅŸ olsun, ÇocukluÄŸun saflığına Gidip orda yaÅŸamam gerek.
Bilet istiyorum Tek kiÅŸilik olsun Yarına çıkabilmem için Heyecanı hatırlamam gerek.

Hala o eski zamanlarda, hala o eski masallarda yasiyorum sanirdim hep.. Ama artik gercekler bir bir gosteriyor kendini hemde hic olmadigi kadar gercek ve bir o kadar aci..

Ruyalar gercek olsaydi keske eski efsaneler ya da masallar gibi mutlu sonlar olsaydi hayatta...
Herkes Polianna olsaydi da kotulukten iyilik dogsaydi ya da Alaaddin'in sihirli lambasindaki cin mi degistirirdi bu duzeni?..
Belki de kulkedisi... iyiligin mukafati alinirdi elbet..
Soyledigi yalanin bedelini Pinokyo gibi mi odeseydi insanlik ve uzak kalsaydi yalandan, riyadan..

Bugün kendimi parktaki bir bank gibi Sessiz ve sabit hissediyorum.
Geceleri üzerimde ÅŸehrin ışıkları Yatıp uyuyor.
Bugün kendimi tonlarca yük taşıyan Gemilerin denizi gibi hissediyorum; Kaldırma kuvvetim var ama ÅŸehrin atıkları İçime akıyor..

Cocukken mi farkliydi hersey, yoksa aynimiydi duzen yine sadece gozleri hayallerle perdelenmis olan mi bendim..
Tek bir sekerle mutlu olan , istedigi ve sahip oldugu oyuncakla dunyayi tek bir parmaginin ucunda ceviren o cocuk ne uzak simdi..
Oyunlar mi degisti simdiler de yoksa oyuncular mi oyun bozan oldu.. Hersey ne masumdu halbuki bir zamanlar..
Yine her seyin bir bedeli vardi; erken yatmak gerekirdi yarin oyun oynamak icin ama degerdi..
Bilemezdim o zamanlar nefes almanin bile bir bedeliymis nefes vermek...

Ben böyle deÄŸildim ne zaman kayboldum...
Rüzgarla dans ederdim ne zaman savruldum..

Bir ses duydum geçmiÅŸ zamandan, Bir ses duydum küçük bir kızdan...
Bir bilet istiyorum Sadece gidiÅŸ olsun, ÇocukluÄŸun saflığına Gidip orda yaÅŸamam gerek..

Bilet istiyorum Tek kiÅŸilik olsun Yarına çıkabilmem için Heyecanı hatırlamam gerek.


...asi_mavi...

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

10.Bilsen De Bilmesen De.mp3 - Rafet El Roman